Yeni Gün Haber

Haberin En Yeni Adresi

Kültür & Sanat

Sahne benim evim

Müzikal belgesel ‘Epic: Elvis Presley Konserde’ ve psikolojik dram ‘Chopin, Chopin!’ gösterimde. “Bu benim hikâyem. Hakkımda çok şey yazıldı, öykümü bir de benden dinleyin. Müzik sektörüne nasıl girdim? İzleyici evinde beni dinler, konserime gelince şov ister. İçimdeki enerjiyi sonuna dek tüketirim. Tempo için tüm bedenimi kullanırım” diyor kral Elvis Presley.

1970’lerin başında ününün zirvesindeyken askere gitti. 10 yıl Hollywood’da oyunculuk yeteneklerini kanıtlamaya çalıştı. Birbirine benzeyen müzikallerde oynadı, para kazandı ama içindeki boşluğu dolduramadı, “Cesaretim kırıldı, canlı performansı, seyircimi özledim. Bu kısırdöngüden çıkmalı müziğime geri dönmeliydim” diyen kral yaşamının son sekiz yılında (1969-1977) binden fazla konser verdi.

Yaygın inanışın aksine Luhrmann son yıllarında bile performansının doruğunda olduğunu belgeselinde kanıtladı. Bir devam belgeseli çekmeye yetecek kadar elinde belge olduğunu belirten sinemacı “Elvis’i ne kadar çok incelerseniz o kadar eşsiz olduğunu anlarsınız” dedi. “Gospel, caz, blues, country söylemek beni çıldırtıyor. Cinsellik satmıyorum, hareket etmem gerek” diyen Elvis sahnedeki hareketliliğini böyle tanımladı.

Etkileyici sesiyle, enerjik performansıyla, terden sırılsıklam olmuş büyüleyici gülümsemesiyle, kendini çok ciddiye almayan, ruhunu hayranlarına adamış Elvis sahnede devleşti. “Sahne benim evim gibi, her gece şarkı söylüyorum. İzleyicimle aramda güçlü bir bağ var. Onlar içimdeki şovmeni ortaya çıkarıyor. Birlikte çok eğleniyoruz. Her şarkıyı ilk kez söylüyor gibi söylemelisiniz, işin sırrı burada. Her konserde sahne korkusu yaşıyorum” diyen Elvis Presley’in neden efsane olduğunu belgesel baştan sona gösteriyor. Kenar mahalle çocuğu Elvis Amerika’yı yedi yuttu, Amerika onu yiyip yutmadan.

O olmasaydı caz ve çok sayıda müzik akımı bugün olmazdı. Kısa yaşamında ona müzik ve hastalık eşlik etti. Müzik onun tek sığınağıydı. Polonya sinemasının en pahalı yapımında (16.5 milyon Avro) Chopin’de Eryk Klum olağanüstü bir yorum sunar. Victor Meutelet, Josephine de la Baume, Lambert Wilson’ın oynadığı, özel görüntü dokusuna sahip, Chopin’in besteleriyle elektronik müziğin harmanlandığı film yılın en iyileri arasında yerini aldı. Uzun birliktelik yaşadığı yazar George Sand’ın dediği gibi “Hayat onu boğdu, müzik onu özgürleştirdi”.

Kaynak: Cumhuriyet

LEAVE A RESPONSE

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir